2025, Güçlü The Campervan, Geziler Ve Yaşam Güncesi...

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan yugun Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 922
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 19,010
Biz her şeyi geride bırakıp gitmeye en başından zaten fazla bir şeyimiz olmayarak başlamışız. Biz kampçıyız arkadaşlar. Kamp yaparak gezen kampçı gezginleriz. Kimseye siyasi olacak iki kelime dahi etmedik. Kendi karavanımızı yaptık ve onu kendi mutluluğumuz için istediğimiz gibi kullandık. Yaptığımız her şeyi çok da güzel çok da iyi yaptık. Karavanımızda bize göre en güzel karavandı. Bugün bile bana en güzel karavanı sorsalar sahip olduğum karavan derim. Benim anlayışım böyle... İzcilerle gidip kamplarına katıldık. Onlarca kampçı dostun gönlüne dokunduk. Dokunmaya da devam edeceğiz. Biz ölene kadar bir özgür kampçı olmaya devam edeceğiz arkadaşlar...
 
Son düzenleme:

Ben kampçıyım, Kamp yaparım arkadaşlar... Benim özüm sözüm söylediğim anlattığım yaşadığım hepsi bu kadar... Başka ne bir şey söyledim ne de yaşadım. Hepsi yalan, iftira!!!...
 

2010 Yılında İzmir'in dağlarında özgür kamplar düzenleyen kampçı Yücel Hoca kimse,
Bugünki Ankara'nın steplerinde karavanını koşturan Yücel Hoca da aynı kişi arkadaşlar...

Aradan yıllar geçti. Kampçılık ateşimiz yüreğimizde yanıyor. Onu hiçkimseye rağmen asla söndürmedik...
 

Lrw_P4pXN-8GH_og&_nc_zt=23&_nc_ht=scontent.fesb4-5.jpg


Buna yürekten katılıyorum. İnsanların hakkımda ne düşündükleri benim irademin dışında bir olay arkadaşlar. İstediklerini düşünüp konuşabilirler, Kendi özgürlükleridir.
Ama beni sen şusun busun diye suçluyorlarsa hiç değilse bir karşıma çıksınlar da kim olduklarını görelim bizahmet! E di mi ama?
 

Eğer birisi hakkımda yalan ve çirkin şeyler yayıp yayıp sonunda da ben yaptım diye karşıma dahi çıkamıyorsa benim bunun hakkında endişelenmem gerekir mi sizce?
Endişelenmiyorum arkadaşlar...
Bana bu alçaklığı yapan eninde sonunda layığını bulacak!!
Buna inancım ve güvenim tam.
Ben benimle dost olmak isteyen insanların dostu olabilirim ancak...
Dost olmak istemeyenlere yapacak bir şey yok...
Onlar da benim gibi bir dost istemiyormuş demek ki...
Böyle derim ve geçerim arkadaşlar... İşime bakarım.
 



Herkes hikayesini kendi tarafından anlatır.
Ben hikayemi güzel şeyler yaparken yalan ve iftira gibi ve ayak oyunları gibi olmadık işlerle, olmadık şeylerle suçlanmış, itilmeye ve kakılmaya çalışılmış birisi olarak yazıyorum bugün...
Çünkü olay tam olarak böyle gerçekleşiyor. Bu yalancı beyaz kıçlı zengin p*çlerinin aslında bana değil sizin hepinize attığı bir yalan ve kazıktan ibaret her şey...

Aslında Yücel Hocanız size siyasi olacak tek bir kelime dahi kullanmadı ve bunu hepiniz de çok iyi bildiğiniz halde yalancı zengin p*çinin oyununa düştünüz arkadaşlar...

Bunları aslında onurlu bir insan olduğumu gayet iyi bilip de bunu söyleyemeyenler için yazıyorum. Beyaz kıçlı yalancı zengin pi*çi sizi öyle korkutmuş ki karşısında insanlığınızı da bırakıvermişsiniz.

Ama olsun be bunları da okuyup anlayacak ne cevherler vardır aramızda...
 

Hikayem buradan kaldığı yerden devam ediyor...
Bu hikaye öyle bir hikaye ki tamamına vakıf olmanız için,
Binlerce sayfa okumak gerekir...
Ama bu sayfaları zaten takip etmişler de vardır.
Genel manada hikayemiz biliniyordur.
Biz özgürce kampımızı yapmaktan başka hiçkimseden
hiçbir şey istememiş bir insanız arkadaşlar...
 

Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki bugün olsa yine yaptığım her şeyin aynısını yapardım...
Ve evet benim yüz binlik karavanım eğer bitebilseydi en güzel yüz binlik karavanlardan birisi olacaktı...
Nasip değilmiş olmadı. Onun yerine belki başka yüz binlik karavanlarım oldu...
Bundan sonra da belki milyonluk karavanlar olacak hikaye oralara dek uzanacak...

Hikaye yüz bin liralık karavanın yanına gelen yüz liralık çadırdaki insanlarla ilgili.
O insanların yüz liralık çadırıyla mutlu olduğunu keşfedemeyen taş kalpli ve taş kafalı adamların hikayesi.

Ve bu hikaye benim hikayem, Belki bir gün toparlayıp anlatma fırsatı da bulurum bilemiyorum.

Nasip.

Not: Yücel Hoca'nızın karavancılığa her türlü katkısı bir anonimdir. Her şey açık açık herkesin girebildiği sitelerde yayınlandı ve yayınlanıyor... Bu kural değişmeyecek...

Gezenbilirciler bu siteyi koruyabildiği sürece buralardayım. Hikayemin tamamı da bu sitede gömülü. Bir gün hikayemi toparlayarak anlatabileceğime dair inancım var. Ama çıktı yine bir anonim olmak koşuluyla....
 

Bu yazıları yazdıktan sonra özel yazılar bekliyorsunuz ama ben başlığın kendi konusuna yani benim yaşamım ve gezilerim olan konusuna geri döneceğim ve hikayemi yaşadığım hayatı paylaşarak devam ettireceğim arkadaşlar...
Ben özgür kamplar yapmış, bir şekilde özgür kamplarda bulunmuş bu konu içinde çok şeyler yaşamış ve yaşamaya da devam eden biriyim. Gezenbilir'i düzenli takip ettiyseniz benim hakkımda birşeyler biliyor olabilirsiniz. Yok eğer hikayeme sıfırdan başlamak isterseniz karavan projesi ÇELEBİ nin başlığını okumalısınız önce. Çünkü öykümüzün önemli bir kısmı bu karavanla ve bu karavanın yapımı ile ilgili olan bölüm. Bütün bunları zaten takip ediyorsanız tebrikler siz her şeyi zaten biliyorsunuz. Ama hikayemizin başıyla ilgilenmeyenler bunları hiç yapmasalar da en azından bundan sonra bizi takip etmeye devam etsinler. Çünkü biz yaşamaya ve gezmeye devam edeceğiz. Ömrümüz elverdiğince kendi sevdiğimiz yerlerde ve kendi sevdiğimiz kimseler içinde bulunacağız. Tabii ömür de yetmez tüm bunlara maddi kaynak da lazım. Elimizden geldiğince youtube gibi hızlı tüketim belasına bulaşmadan yazı ile anlaşmaya devam etmek isteyen kimselerle yazarak devam edeceğiz. Bizim youtube gelirlerimiz hiç olamayacak ama olsun. No problema! Şu ana kadar yazarak çok iyi haberleşebildik...
 

Hikayemin kimseyi ilgilendirmiyor olabileceği de bir gerçek, Şu anki gücümle yılda ancak bir düzine kadar kampa katılabilirim bunlar hep bana yakın yerlerde olur bu da kimseyi ilgilendirmiyor gibi görünebilir.
Ama aslında her kamp ayrı bir tattır benim için. Orası ister aynı yer olsun oradaki çiçek böcek her şey artık değişmiştir. Kampa katılanlar da değişmiştir dahası kimse artık önceden orada olduğu günde değildir. Hayat, zaman akmıştır artık. Bu bağlamda aslında aynı yerlere gidiliyormuş, aynı şeyler yapılıyormuş gibi görünen tablo aslında pek öyle değildir artık.
 



Neyse artık yazmayı bırakalım, Kampçı Yücel Hoca'nın hikayesine devam edelim...

Bugün haftasonu yapacağımız Beypazarı kampını iptal ettik. Hikayemiz de tam burada kalmıştı. Araç ve çekme karavan kullanan arkadaşımız hava koşullarından tam emin olamadı. Ben de yalnız zaten kampa gitmeyecektim. Üçüncü arkadaşımız da vazgeçelim deyince hepimizin kararıyla kampa gitmekten vazcaydık. Haftasonu bunun yerina parka gitmeyi düşünüyoruz. Atatürk Sahil Parkı, Gölbaşı'nın içerisinde Mogan Gölü kenarında güzel bir park alanı burası...
 
Son düzenleme:

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
103,847
Mesajlar
1,524,517
Kayıtlı Üye Sayımız
166,644
Kaydolan Son Üyemiz
sailortr

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst