Ynt: Trenle Türkiye Turu
Biraz uzunca bi süreden sonra kaldığımız yerden devam..Önceki gün dolaştığımız yerlerden şimdi otobüsle geçerek Tatvan'a doğru ilerliyoruz.Bu yolculuk sırasında Van Gölü bizi bir kez daha kendine hayran bırakıyor,sakin bir mavilik hakim biz geçerken.Tatvan dan uzaklaştıktan bir süre sonra Bitlis sınırına giriyoruz,bu sırada yol üstünden binen yolcularla da otobüs dolmaya başlıyor.Bitlis ve Siirtten geçerken yanlızca otobüsün penceresinden izleyebildik buraları.Bitlis ve Siirt Van'a göre daha az gelişmiş yerler,tabi bunda coğrafi konum ile bazı önemli durumların da etkisi büyük.Buralardan Batman'a kadar olan yolların bir kısmı asfalt bir kısmı toprak,toprak olan kısımlar da asfaltlanıyordu.Yol boyunca biraz bu toprak yollar ,biraz da sıcaklar yüzünden otobüs arızalanıyor ve zorunlu molalar vermek zorunda kalıyoruz,bunlar da haliyle yolculuğumuzu biraz daha uzatıyor.Hep bir elden yapılan yardımlarla otobüsü her seferinde tekrar yola koymayı başarark devam ediyoruz.
Toprak yolların sarsıntısından sonra yolları daha düzgün olan Batman sınırına giriyoruz.Batman yolu boyunca bir çok tarım arazisi var,her yer yeşil,tarlaların büyük bir kısmını karpuz tarlaları oluşturuyor.Kocaman kocaman karpuzlar,gerçekten çok büyükler.Tarlalardan toplanan bu karpuzlar toplandığı gibi yol kenarlarında satılıyor.Uzun Batman yollarından sonra Hasankeyf e yaklaşıyoruz.Hasankeyf yolu üzerinde çeşitli yerlerde petrol kuyuları var,hepsi de çalışıyor.10-15 dakikalık bir yoldan sonra Hasankeyfe ulaşıyoruz.Buraya geldiğimizde saat 4 e yaklaşıyordu,Mardin e giden son araba ise saat 6 da.Hasankeyf konaklamak için gerçekten çok güzel bir yer,nehir kenarlarındaki çardaklarda konaklamanız mümkün.
[attachment=1]
Mağaralara doğru ilerlerken peşimize küçük rehberler takılıyor,bunlardan adı Taner olan küçük rehber bize eşlik ediyor.Hatta rehberlik hizmetinin yanında resim çekme önerisinde de bulunuyor
.Rehberimiz tanerle birlikte buraları gezdikten sonra,birer ayran içip,nehir kısmına da iniyoruz.
[attachment=5]
Kısa tur sonunda isterseniz bu mağaralarda dinlenebilirsiniz.
[attachment=2]
Rehberimiz Taner ile ben
[attachment=3]
[attachment=4]
Burayı gezerken bi yandan bir sonraki yolculuk planlarımızı da konuşuyoruz,konuşmamıza kulak misafiri olan biri bize doğru yaklaşıp Mardin de tren garı olmadığını söylüyor :/ .Elimizdeki tren yolu rehberi de tam aksini kanıtlar nitelikte Mardin merkezde bir tren garı gösteriyor.Hemen tcdd müşteri hizmetlerini arıyoruz,müşteri hizmetleri de bu konuda bir bilgisi olmadığını söylüyor.Batman tren garını arayıp durumu bir de buraya soruyoruz,Mardin de 2 adet tren garı varmış bunlardan biri Nusaybin de diğeri de Kızıltepe deymiş,ancak telefonda konuştuğumuz gar personelide burdaki tren hareket saatleri ve günleri hakkında bir bilgi sahibi değil.Tren tur kartının arkasında Mardin merkezde gar olduğunu göstermesi ama gerçekte burda olmaması ilginç.Bu durumu netleştirmek için Mardinli birini bulmak için Hasankeyfe girişindeki çay evlerine gidiyoruz.Dakka bir gol bir,ilk danıştığımız kişi Mardinli çıkıyor.Mardinli Abdullah abi güzergahımıza Batman üzerinden devam etmemizin daha iyi olacağını söylüyor.Tren yollarında bazı çalışmalar olabileceğini ve Mardine gidersek tren bulmada güçlük çekebileceğimizden bahsediyor.Hal böyle olunca bizde riske girmemek için,üzülerek de olsa bir kez daha planımızda değişiklik yapıyoruz,Abdullah abi de bizim kadar Mardine gidemeyişimize üzülüyor.Zamanında Hasankeyfedeki mağaralarda yaşamış olan Abdullah abinin çayını içip,biraz memleket sorunlarını konuştuktan sonra Batman'a geri dönüyoruz.
Mardin,Urfa,Adıyaman,Gazi Antep...Bu yolculuk için görmeyi en çok istediğimiz yerlerden olan bu şehirleri,üzülerek erteliyoruz.Aslında paramız suyunu çekmeye başlamasaydı buralara da gidebilirdik ama...Batman'a gidip son durak olan garda iniyoruz,hemen tren saatlerine bakıyoruz ve "taa daa",treni kaçırmışız bir sonraki tren de sabah 5 te.Bu saate kadar beklemek zorundayız.Garın yanındaki köfteci ve istasyon görevlileri otel tutmamıza gerek olmadığını ve burda treni bekleyebileceğimizi söylüyorlar.Hatta işlettiği çay bahçesini kapatıp eve gitmek üzere olan yaşlı amca,istersek çayhaneyi konaklamak için kullanabileceğimizi söylüyor.Bir kez daha buralardaki yardım severlik duygusu bizi etkilemeyi başarıyor,yaklaşık 10 kadar kişinin etrafımızda bize yardım etmeye çalışması gerçekten çok hoş.Ama buraların bu yardımsever insanları batıdakilere karşı biraz kırgınlar,haklarındaki ön yargılardan rahatsızlar.Aslında ülkemizin bu bölümü hakkında olumsuz bir düşünceye varmadan önce buralar gezilip,görülmeli.O zaman olumsuz kanıda olan bir çok kişinin mahçup olacağına eminim.
Civarlarda bir otelde kalan Remzi abi bize gar yakınlarındaki bir çay evine doğru giderken bize eşlik ediyor.Remzi abiyle uzunca bir süre sohbet edip,çayını içtikten sonra yanımızdan ayrılıyor.Çevre insanları ve esnaf gece geç saatlerde sırt çantalarıyla tabiri caizse turist gibi gezmenin
bir çok şehirdeki gibi güvenli olmayacağını söylüyor.Biz de çay evinde biraz daha zaman geçirdikten sonra gara dönüyoruz.Devamı sonra...