Selanik Ve Kuzey Yunanistan (2024)

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan oralakbas Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 45
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 655
7 Nisan 2024, Pazar

Gece rahat geçti. Sabah Büyük Prespa kıyısındaki Psarades köyüne doğru yola çıktık; 27 km mesafede. Yol her yerinde ayrı güzellikler sergiliyor. Köye yakın son 7 km’de çok dik ve virajlı bir yola girdik, çok sıkı bir yokuşu çıktık ve indik… ama bazı seyir noktalarında manzaralar nefes kesici.

20240407_105638.jpg


20240407_110745.jpg


20240407_110746.jpg


20240407_111315.jpg


20240407_111451.jpg


20240407_111452.jpg
 

Etiketler
Psarades köyü ince uzun bir koyun bir tarafına, hafif bir yamaca kurulmuş. Kıyıdaki düzlüğe park ettik (40.828795, 21.030551). Etraf çayırlık; köyün inekleri otluyor, arada gelip toslayanlar oldu :smiley:

Güzel taş evler var. Köy boyunca manzaralı bir terasta sıra sıra tavernalar, kafeler var. Önce bu küçücük yerleşimde bu kadar tesis çok değil mi? diye düşünürken, az sonra tur otobüsleri geldi, gelenler tesisleri doldurdular. Köyün iskelesinden isteyenlere kısa tekne turları da kalkıyormuş.

Öğleden sonra rüzgâr çıktı; çok toz kaldırıyor, zaman zaman karavanı sallıyordu. Neyse ki akşam dindi.

20240407_111658.jpg


20240407_112520.jpg


20240407_113737.jpg


20240407_122410.jpg


20240407_122454.jpg


20240407_182857.jpg
 

8 Nisan 2024, Pazartesi

Geceyi iyi geçirdik. Sabah Florina’ya doğru yola çıktık; 37 km yolumuz var. Yol dar bir suyolunu ve vadiyi izliyor, sakin… pek az araçla karşılaşıyoruz. Bir tırmanışın ardından güzel bir köyü (Pisoderi), az sonra da bir kayak merkezini (Vigla) geçtik; güzel tesisler vardı. Kışın burası popüler bir bölge olmalı. Bir seyir terasında durduk; vadi giderek genişliyor ve ufukta Florina da görünüyor. Derken yolun devamında geçişi tamamen kapatmış, trafiği bir tali yola vermişler. Muhtemelen heyelan ya da tadilat… bu, yolumuzu neredeyse 20 km uzattı. Neyse ki manzaralar güzeldi… Güzel bir köy, büyük çiftlikler, ağıllar geçtik :smiley:

20240408_103722.jpg


20240408_112857.jpg


20240408_113047.jpg


20240408_113716.jpg


20240408_113913.jpg


20240408_115733_001.jpg
 

Florina’ya varınca tren istasyonunun yanında park ettik (40.780944, 21.414378); isteyenler için gecelemeye de uygun.

Florina çok güzel bir yerleşim. Bazı sokak aralarında tozlu vitrinleriyle işletilememiş, kapatılmış birçok dükkân görmek biraz terk edilmiş kasaba duygusu verdiyse de şehrin ortasından geçen nehir (Sakoulevas) canlılık kaynağı olmuş; etrafında güzel kafeler, tavernalar var ve gün ortasında hemen hepsi doluydu. Biz de güzel bir öğlen yemeğinden sonra kahvelerimizi bu neşeli yerde içtik, sonra Edessa’ya doğru yola çıktık.

20240408_124738.jpg


20240408_134914.jpg


20240408_135850.jpg


20240408_140801.jpg


20240408_140810.jpg


20240408_140818_002.jpg
 

Edessa (Vodina) adeta sular şehri… içinden hemen her yerinde irili ufaklı şelaleler yaparak bir nehir geçiyor. Şehir bir taraçada duruyor gibi ve su en sonunda şelaleler halinde dökülüyor. Taraçadan bakınca doğuda, gözalabildiğine bir ova uzanıyor… yemyeşil, çok güzel bahçelerle, bağlarla dolu görünüyor.

Edessa şelaleleri Balkanların en büyüğü ve Avrupa’da kentsel bir alanın içinde olan yegâne şelalelermiş. En büyüğü Karanos Şelalesi (yüksekliği 70 m) adını şehrin kurucusu Makedon Kralı Karanos’dan almış. Döküldüğü kayalıklar efsaneye göre “Tanrının göğe yükselmek için kullandığı basamak” diye bilinirmiş :smiley:

p4n’den peylediğimiz, büyük şelalenin döküldüğü yere yakın otoparka yerleştik (40.804061, 22.055155). Ücretsiz. Popüler bir konum olduğu için yer bulacağımızdan emin değildik, ama neredeyse boştu. Yazın yer bulmak mümkün olmayabilir. Burası büyükçe bir belediye parkının yanında; çok temiz ücretsiz WC’si var.

Hemen çevreyi dolaşmaya çıktık. Terasları, merdivenleri inip büyük şelaleyi ve arkasındaki mağarayı gezdik.

20240408_173116.jpg


20240408_173801.jpg


20240408_173805.JPG


20240408_173826_001.jpg


20240408_174123.jpg


20240408_174833.jpg
 



Sonra şehir merkezine yürüdük. Küçük şelalecikler havayı su kokusuyla dolduruyor. Adım başı yolumuza ulu çınar ağaçları çıkıyor; birkaç yüzyıllık olsalar gerek. Bazılarının altında güzel kafeler var, kalabalıklarla dolu. Dönerken restore edilmiş Osmanlı mimarisi evlerin olduğu bir mahalleden geçtik.

Akşam çökünce otopark tamamen boşaldı. Geceyi burada geçireceğiz. Bir süre etrafımızda gürültü yapan gençler de gidince büyük şelalenin çağıltısını duyar olduk :smiley:

20240408_185157.jpg


20240408_185222.jpg


20240408_185608.jpg


20240408_190957.jpg


20240408_191057.jpg


20240408_191230.jpg
 

9 Nisan 2024, Salı

Edessa’da kaldığımız parkyerinde gecemiz rahat geçti. Hava şansımıza iyi gidiyor, güneşli :smiley: Doğuda ova güneşin altında çok güzel görünüyor.

Kahvaltıdan sonra bu kez de şelaleyi çevreleyen tematik parkı gezmeye gittik… fotoğraflarımızı çektikten sonra Edessa’dan ayrıldık.

20240409_094515.jpg


20240409_101317.JPG


20240409_102845.JPG


20240409_103126.jpg


20240409_103602.jpg


20240409_110046_001.jpg
 

Yolumuzun üzerindeki Lefkadia’da antik Makedon mezarlarına uğrayıp sonra Selanik’e gitmeyi planlıyoruz.

Yol bizi önce o güzel ovaya indirdi. Tomtom’un navigasyonu kestirme yolları tercih edince bahçelerin, tarlaların arasına dalmış bulduk kendimizi. Neyse ki mezarlara mesafemiz fazla değildi.

Rehber kitap Lefkadia’daki dört antik mezarın sakin bir tarım arazisinde yer aldığını yazıyor. Gerçekten de ekili arazilerin ortasında, ağaçlık ve yanında çeşme olan bir düzlüğe geldik. Burası Yargıç Mezarı ya da diğer adıyla Büyük Mezar denilen mezarın otoparkı imiş; oraya park ettik (40.654477, 22.136778).

Ziyaret ücretsiz. Bizi girişte karşılayan görevli kadın mezara girmemize eşlik etti ve anlattı: 1954’te bir yol yapımı sırasında tesadüfen bulunmuş. MÖ 4. yüzyıl sonuna tarihlenmiş; Büyük İskender’in komutan arkadaşlarından birine ait olduğu düşünülüyormuş. Cephe duvarlarındaki fresklerde Hades’te yargıçlık yapan Aiakos ve Rhadamanthys betimlendiği için bu ad verilmiş. Mezar hangar kapısı gibi büyük bir kapının ardında… restore edilmiş ve iyi korunuyor; içeride çok kısık bir aydınlatma var, ama çizimler görülebiliyor. Görevli, yakındaki (yaklaşık 200 m) diğer mezarı da görmek istersek arkadaşının bizi götüreceğini söyledi. Oraya da gittik. Bir kadına ait olduğu düşünülüyormuş; Anthemion Mezarı ya da çiçek desenleriyle süslü çatısından ötürü Çiçek Mezarı diye anılırmış. Diğer iki mezar uzakta ve ziyarete kapalılymış. Buradakileri görebildiğimiz için memnun, ayrıldık. Hazır gelmişken yolumuzu biraz değiştirip yine bahçelerin arasından -bölgede araziye yayılmış haldeki antik Mieza’nın kalıntılarından kısmen meydana çıkarılmış olan- antik tiyatroyu da görmeye gittik.

20240409_115833.jpg


20240409_133858.jpg


20240409_134142.jpg


20240409_135422.jpg


20240409_142052.jpg


20240409_142320.jpg
 

Yolda biraz market alışverişi yapıp Selanik’e devam ettik. Bu kez p4n’den peylediğimiz diğer kampinge (Matzore Street Camping) gidiyoruz. Selanik’e girmeden çevre yolundan (Ring Road) ilerledik. Bir kısmında -büyük bir tadilat nedeniyle- oldukça sıkışık bir trafik vardı. Kampingin konumunu Zampetas’a göre tarif etmek gerekirse, Zampetas’tan tam doğuya doğru 7 km düz bir hattan gidildiğinde, varılıyor. Son kaldığımız AA kampinge ise 3-4 km mesafede.

Matzore kampinge varınca ilk izlenimimiz bir yol üstü kır kahvesi barakasının ardında salaş, sahipsiz gibi görünen bir yer oldu. Yoldan hafif yüksek, taraçalı bir yer… birkaç karavan var. Etrafta kimse yok gibi. Kapıda bir resepsiyon da yok. Demir kapıyı açıp girsek mi diye düşünürken sahibi olduğunu tahmin ettiğimiz, orta yaş üstü kır saçlı biri geldi… plakayı görür görmez gülümseyerek, Türkçe “merhaba” diyerek karşıladı bizi. Adının Hristo olduğunu, anne-babasının Bafra’dan geldiğini öğrendik. Daha iyi Türkçe bilmediği için biraz mahcup, eşinin daha iyi bildiğini söyledi :smiley:

Hristo yerleşeceğimiz yeri gösterdi. Zemin toprak, çakıl… bazı kısımlarında takoz ile seviye ayarı yapmak gerekiyor. Geceliği 10€; elektrik alırsanız artı 3€ daha. WC-banyo, iki çamaşır makinesi, WC tank boşaltma yeri, gri su atık yeri var. Çamaşır yıkamak bedava. Kır kahvesi gibi gördüğümüz yer bir ‘kantina’; konteynerden yapılmış bir mutfağın etrafı şeffaf tente ile kapatılıp salon haline getirilmiş, ama -sonra defalarca deneyimlediğimiz üzere- çok lezzetli hamburgerler, köfteler yapan keyifli bir yer. Etrafta küçük çardaklar altında ahşap masalar da var. Yakındaki, 250 m mesafedeki Ag. Paraskevi mahallesine yürümek, market, fırın alışverişi vb yapmak mümkün.

Hemen gri atık tankımız boşaltıp yerleştik (40.484042, 23.044368). Belediye otobüsü önümüzden geçiyor ve otobüs durağı var. Kantinde otobüsün başduraktan kalkış saatleri çizelgesi asılı; otobüs 12-15 dk sonra bu durakta oluyormuş. Artık Selanik turumuza kaldığımız yerden devam edebiliriz. Gece geç bir saatte bile dönebiliriz :smiley: Kısacası ilk andan itibaren burayı seveceğimizi hissediyoruz :smiley:

20240410_101017.jpg


20250328_172433.jpg


20250329_132833.jpg


20250329_132858.jpg
 

10 Nisan 2024, Çarşamba

Yola yakın olmamıza rağmen yol gürültüsü algılanmıyor; gece oldukça sakin ve rahat geçti.

Sabah 10.15 otobüsünü yakalamak istiyoruz… 87A geldi, aktarma istasyonu İKEA’da indik; oradan 2 veya 3 no.lu otobüslerden biri ile şehir merkezine gidiliyor. Yolculuk trafiğin durumuna göre bir saatten biraz uzun sürebiliyor. Selanik merkezde karavanı park etmenin bize sıkıntı vereceğini düşündüğümüzden bu süreleri göze alıyoruz.

Arkeoloji müzesine en yakın durakta indik.

Çok güzel düzenlenmiş bir müze; kişi başı 8€ verdik (fiyat bugün değişmiş olabilir), 3 saate yakın gezmişiz. Müzenin -aralarında Selanik’in çok yakınındaki Evropos’da bulunan MÖ 3. yüzyıldan bir altın bileziğin de olduğu- Makedon altınları koleksiyonu çok etkileyici.

20240410_121213.jpg


DSC02239.JPG


DSC02240.JPG


DSC02243.JPG


DSC02251.JPG


DSC02254.JPG
 



Müzedeki en ünlü parçalardan biri Derveni Krateri adı verilen büyük bronz şarap karıştırma kabı… mezar kazısında sahibinin diğer değerli eşyalarıyla birlikte bulunmuş. Diğeri ise Selanik’in güneyindeki Petralona mağarasında bulunan ve 200.000 yıl öncesine tarihlenen bir insan kafatası; Homo erectus ile Homo sapiens arasında geçiş formu olduğu tahmin ediliyormuş.

DSC02247.JPG


DSC02259.JPG


DSC02273.JPG


DSC02285.JPG


DSC02299.JPG


DSC02302.JPG
 

Müze hayli kalabalıktı ve dikkat çekici sıklıkta Türkçe konuşan gruplarla, ailelerle karşılaştık. Sonra hatırladık ki bugün Ramazan bayramının ilk günü ve Türkiye’den gelen çok turist olmuş. Sonradan bunun sosyal medyadan yorumlarına da rastgeldik… Millet Bodrum’a, Antalya’ya göre bariz ucuz olduğunu düşünerek Yunanistan rotalarına çok rağbet etmişler.

Arkeoloji Müzesinden sonra yakındaki Bizans Müzesine de gittik, ancak yetişememişiz, 15.30’da kapanıyormuş. Sonra geliriz deyip şehre doğru yürüdük; Ladadika bölgesine, Modiano Çarşısına, Ayasofya Meydanına… yine epeyce dolaştık.

Bu arada hava hayli ısındı, kıyafetlerimiz fazla geldi :smiley: Kampinge döndüğümüzde hava kararmış biz de yorgunluktan bitmiştik. Hristo’nun yerinde atıştırmalık hafif bir şeyler ve buz gibi biralar ile kendimize geldik :smiley:

20240410_172122.jpg


20240410_185743.jpg


DSC02317.JPG


DSC02323.JPG


DSC02326.JPG


DSC02328.JPG
 

11 Nisan 2024, Perşembe

Dünkü yorgunlukla birlikte, hala tam olarak atlatamadığımız enfeksiyonun da etkisiyle gece biraz rahatsız geçti :( O yüzden bugün karavanda kalmaya karar verdik. Biraz dinlendik, biraz temizlik, çamaşır vb. iş yaptık :smiley: Selanik’te görülecek yerlerin bir listesini çıkardık.



12-13 Nisan 2024, Cuma/Cumartesi

İki gün boyunca Selanik’te gezdik; hava, bahar havası, gezmek için çok idealdi. Liste epey uzun… erken kapandığı için Bizans Müzesini öne aldık.

20240412_115914.jpg


20240412_120512.jpg


20240412_121835.jpg


20240412_122034.jpg


20240412_131935.jpg


20240412_133946.jpg
 

Limandaki Fotoğraf Müzesini de gezdik. Küçük ama güzel bir müze; hem yerel hem de beynelmilel sergilere yer veriyorlarmış. Biz Yunanistan’ın dünya çapında ünlü olmuş bir kadın sanatçısı Nelly’nin (1899 Aydın doğumluymuş, 1919’da göç etmiş) sergisine denk geldik. Geçen yüzyılın başlarından etkileyici fotoğraflarla bir zaman tüneline girmek gibiydi. Kalan zamanımızda da Selanik’te girip çıkılmadık sokak bırakmayacak kadar dolandık :smiley:

20240412_161318.JPG


20240412_161319.JPG


20240412_161359.jpg


20240412_161705.jpg


DSC02341.JPG


DSC02343.JPG
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,139
Mesajlar
1,533,811
Kayıtlı Üye Sayımız
167,031
Kaydolan Son Üyemiz
volkankesici

Çevrimiçi üyeler



Geri
Üst