yugun
YÜCEL GÜNDÜZ
Dürüstlük, her zaman ödüllendirilen bir erdem değildir. Hatta çoğu zaman tam tersidir. Dürüst olan kaybeder, eğilip bükülmeyen yalnız kalır.
Günümüz dünyasında kurnazlık “akıl”, çıkarcılık “başarı”, yalan ise “strateji” diye yutturulur. Böyle bir düzende dürüstlük gerçekten de çoğu zaman “beş para etmez” gibi görünür.
Ama bence burada mesele değer görmekten ziyade insan kalabilmek olmalıdır.
Bir insan, dürüstlüğün kendisine kazandırmayacağını bildiği halde yine de doğruyu seçiyorsa, bunu artık çıkar için değil, karakteri için yapıyordur.
Çünkü dürüstlük o noktada bir erdem olmaktan çıkar, bir bedel haline gelir. Bedel ödemeyi göze alan ise hâlâ vicdanıyla yaşayan insandır.
Bu sözüm, “iyi olmak işime yarıyor mu?” sorusunu aşmış insanların cümlesidir.
“İşe yaramasa da ben buyum” diyebilenlerin duruşudur.
İnsan olmak tam da burada başlar:
Haksızlıkla kazanabilecekken vazgeçtiğin yerde,
Yalanla kurtulabilecekken gerçekle yürüdüğün anda,
Herkes eğilirken doğruluktan ödün vermediğinde…
Dürüstlük değerini yitirdiğinde bile ondan vazgeçmiyorsan, sistemin değil, vicdanının tarafındasındır.
Ve evet, bu dünyada en pahalı şey de hâlâ budur.
Kahraman Tazeoğlu
Günümüz dünyasında kurnazlık “akıl”, çıkarcılık “başarı”, yalan ise “strateji” diye yutturulur. Böyle bir düzende dürüstlük gerçekten de çoğu zaman “beş para etmez” gibi görünür.
Ama bence burada mesele değer görmekten ziyade insan kalabilmek olmalıdır.
Bir insan, dürüstlüğün kendisine kazandırmayacağını bildiği halde yine de doğruyu seçiyorsa, bunu artık çıkar için değil, karakteri için yapıyordur.
Çünkü dürüstlük o noktada bir erdem olmaktan çıkar, bir bedel haline gelir. Bedel ödemeyi göze alan ise hâlâ vicdanıyla yaşayan insandır.
Bu sözüm, “iyi olmak işime yarıyor mu?” sorusunu aşmış insanların cümlesidir.
“İşe yaramasa da ben buyum” diyebilenlerin duruşudur.
İnsan olmak tam da burada başlar:
Haksızlıkla kazanabilecekken vazgeçtiğin yerde,
Yalanla kurtulabilecekken gerçekle yürüdüğün anda,
Herkes eğilirken doğruluktan ödün vermediğinde…
Dürüstlük değerini yitirdiğinde bile ondan vazgeçmiyorsan, sistemin değil, vicdanının tarafındasındır.
Ve evet, bu dünyada en pahalı şey de hâlâ budur.
Kahraman Tazeoğlu

