Selanik Ve Kuzey Yunanistan (2024)

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan oralakbas Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 37
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 343
Öğlen karavanda hafif bir şeyler atıştırıp köye, müzeye yürüdük. Hem antik Dion’dan, hem de Roma döneminden eserlerle dolu bir müze. Ayrıca Selanik-Atina otoyolu inşaatı sırasında, güzergâhtaki pek çok tümülüsün ve muhtemel antik yerleşimin kazılıp ne varsa çıkarılması gibi bir proje kapsamında yürütülen kazıların buluntuları da buradaydı. Onlarca arkeolog ve yardımcılarından oluşan ekipler -geride bir şeylerin çıkarılamadan kalacağı ve yola gömülüp gideceğinin içten kaygısı ile zamana karşı- müthiş bir çalışmalar yürütmüşler. Müze de onlara köşe ayırmış… takdirlerimizi sunduk :smiley:

Müzeden çıkınca karavana döndük. Bu arada madem Olympos’a bu kadar yakınız, daha ne kadar yakınına gidebiliyoruz bir bakalım dedik ve yola koyulduk; güneye doğru 10 km sonra Litochoro’ya geldik. Burası da Olympos’un denize yakın eteğinde konumlanmış bir diğer kasaba… girmeden önce hemen yolun sağında haritada dikkatimizi çeken bir binayı hedefledik: Olympos Bilgilendirme Merkezi.

20240403_123216.JPG


20240403_123236.jpg


20240403_125635.jpg


20240403_125656.jpg


20240403_131402.jpg


20240403_132911.jpg
 

Etiketler
Binayı, zirvelerine kadar Olympos’u katlara bölerek düzenlemişler: örneğin ilk kat 500 m rakıma kadar, ikinci kat 500-1500 m arası, üçüncü kat 1500’ün üstü… gibi. İyi görselleştirilmiş bir parkurda ilerlerken her katman her yönüyle sergileniyor: doğası, faunası, florasından başka hem keşiflerinin tarihi, hem de bugün nasıl gezilebileceği, zirvelere nasıl çıkılabileceği. Olympos’un tamamı zaten Milli Park olarak tescillenmiş.

Bilgi Merkezini gezdikten sonra resepsiyondaki görevliden karayoluyla bir noktaya kadar gidebileceğimizi öğrendik; yolun niteliğinden emin olamayınca, otobüsler bile çıkıyor dedi. Bunun üzerine gidip görmeye karar verdik :smiley: Yaklaşık 20 km bir yol. Nihayetinde, rakım 1100 m’de, bir park yerine varılıyormuş, zaten karayolu orada bitiyormuş.

DSC02078.JPG


DSC02080.JPG


DSC02088.JPG


DSC02089.JPG


DSC02091.JPG


DSC02093.JPG
 

Az sonra zorlu bir tırmanışa koyulduğumuzu anladık! Oldukça dik, muazzam manzaralı, yer yer tek arabanın ancak geçebileceği dar bir yoldan ilerliyoruz. Ormanın derinliklerinden, dik yarların kıyısından geçiyoruz. Navigasyon için sinyal alamadığımız oluyor! Yol git, git, bitmek bilmiyor gibi geliyor :smiley: Sonunda yol birden o kadar bozuldu ki daha ileri gitmek mümkün değilmiş gibi göründü; herhalde haritada son durakta olmalıyız diye düşündük ve karavanı olabildiğince sağa çektik… ama baktık arkamızdan gelenler o yola girip gidiyorlar. Bir küçük karavan da yanımızdan geçip gidince aklımıza yattı, hadi devam edelim dedik. Evet, yaklaşık 1 km bozuk ve daracık kısmı geçince yol yine düzeldi ve az ilerde bilgi merkezindeki görevlinin bahsettiği park yerine geldiğimizi anladık :smiley:

Epeyce otomobil ve üç karavan daha var. Park alanı oldukça eğimli ama yer seçecek durumda değiliz; bulduğumuz bir yere park ettik (40.084178, 22.406913). Ne telefon, ne internet var.

20240403_151403.jpg


20240403_153148.jpg


20240403_155841.jpg


DSC02104.JPG
 

Kayalardan boyna akan suyun sesi şırıl şırıl bütün havayı dolduruyor. Park yerinin az ilerisinde bir kafe-restoran var (Priónia) ve güzel kokular geliyor. Birden günün yorgunluğunu bahane ediyoruz ve bir şeyler yemek için oturuyoruz, biraları da söylüyoruz :smiley: Keyifli bir yer, yemekleri çok lezzetli, fiyatları da inanılmaz derecede makul. İnsanlar genellikle az ilerideki yürüyüş-tırmanış parkurlarına yöneliyorlar… çoluk çocuk yürüyüşe gelenler var. Belki bazıları zirveye kadar çıkıyordur. Günün geç bir saati olmasına rağmen yeni gelenler oluyor. Bu güzergâhta zirve öncesi 2100 m’de yürüyüşçüler için bir mola istasyonu (misafir evi, restoran) daha varmış. Oraya her türlü ihtiyacı katırlarla çıkarıyorlarmış. Öyleyken hem geceleme şartları hem de yemekleri çok takdir ediliyormuş.

Biz de yemekten sonra kısa bir yürüyüş yaptık. Geceyi burada geçirmeye karar verdik. Bu arada park yeri epeyce boşalmış. Diğer iki karavanla biz kalmışız. Daha düz bir yere geçelim istedik; yine de eğimi -takozlara rağmen- tam olarak gideremedik. Restoran kapanınca etrafta hiç ışık kalmadı. Zifiri karanlık… sadece yıldızların aydınlığı var :smiley:

20240403_151405.JPG


DSC02106.JPG


DSC02107.JPG


DSC02110.JPG


DSC02114.JPG


DSC02123.JPG
 

4 Nisan 2024, Perşembe

Geceyi bir eğimde geçirmek rahat değildi tabii, ama sabah zinde kalktık :smiley: Hava pırıl pırıl güneşli ve keskin bir ayaz var.

Kahvaltıdan sonra dönüşe geçtik. Aynı yolu tam karşımızdaki Selanik körfezine doğru olağanüstü manzaralara dalarak iniyoruz. Yolun keskin virajlar ve derin uçurumlarla dolu olduğunun ayrımına iyice varıyoruz :smiley: Yola çıkmış iki yavru karacayı görmek de çok hoş oldu :smiley:

20240404_081717.jpg


20240404_094759.jpg


20240404_095159.jpg


20240404_095723.jpg
 



İnince Litochoro kasabasına uğradık, biraz dolaştık. Kasaba Olympos’a çıkmak isteyenlerin ana uğrak yeri. Bazı yürüyüş-tırmanış parkurları buradan başlıyor, zirveye sıkı bir tırmanışla 6 saatte ulaşılabiliyormuş. Olympos’un en yüksek tepesi Mytikas (2918.8 m) buradan da görünüyor, fotoğraflara giriyor. Biz de zirve manzarasına karşı bir kahve molası verdik, sonra yeniden yola koyulduk :smiley: Vergina’ya dönüyoruz.

Öğlene doğru Vergina’ya vardık. Bu kez belediyenin park yerine park ettik (40.484901, 22.322399); geniş düz alan, ücretsiz. Bol bol yer var ama otobüslerle akın akın büyük gruplar geliyor, yüksek sezonda yer bulmak sorun olabilir. p4n’de sadece gündüz park etmeye izin verilen bir yer olarak kayıtlı. Yine de gece varıp başka bir yer bulamayan bazı karavancılar burada sorunsuz gecelediklerini yazmışlar.

20240404_101329.jpg


20240404_101415.jpg


20240404_115419.jpg


20240404_121126.jpg
 

Önce Aigai sarayının bulunduğu tepeye yürüdük. Hafif bir yokuştan yaklaşık 15 dk sürdü. O yolu karavanla da çıkabilirmişiz ama park etmek sorun olabilirdi. Kalabalık otobüs grupları burayı tercih etmemişler görünüyor, sakin sakin dolaştık. Saray çok yakınına gelinceye kadar algılanmıyor, birden ortaya çıkıyor. Restorasyonla büyük ölçüde ayağa kaldırmışlar; bu haliyle bile çok etkileyici. Antik Makedonya’nın kalbinde, baba Kral II. Filippos suikaste uğrayınca efsanenin doğduğu -yani genç İskender’in kral ilan edildiği- yer olarak anılıyormuş.

Saraydan memnun ayrılıyoruz. Görmeye değer gerçekten. Kalabalık gruplar –muhtemelen önce Kraliyet Mezarlarına gitmiş olmalılar- ancak geliyorlardı… onlara yakalanmadan dolaştığımıza sevinerek yolu indik :smiley:

20240404_141058.jpg


20240404_141428.jpg


20240404_141638.jpg


20240404_142347.jpg
 

Biz de artık ‘Aigai Kraliyet Mezarları Müzesi’ne gittik. Müze dışarıdan bakınca büyük bir tümülüs görünümünde… Kral II. Filippos’un mezarı keşfedilince müze de buraya kurulmuş. Miken kral mezarlarınınkine benzer bir tünelden müzeye giriliyor. İçerisi ilk anda çok karanlık geliyor… ama çok iyi düzenlenmiş, kısa sürede uyum sağlanıyor; mezar odaları ve hazine göz kamaştırıcı, atmosfer çok etkileyici. Müze fiyatı şu ana kadarkilerden biraz yüksekti: 15€/kişi (2025’te zam gelmiş, şimdi daha yüksek olmalı).

Kral II. Filippos’un mezarının dış cephe alınlığında kraliyet erkeklerinin temsil edildiği bir av sahnesi var. Altın tabutun üzerindeki süsleme Makedon Güneşi olarak betimleniyor. Aynı mezarın giriş bölümünde genç bir kadına ait kalıntılar da bulunmuş. Bir diğer mezarın alınlığına yapılmış mitolojinin en ünlü hikâyelerinden Tanrı Hades’in Demeter’in kızı Persephone’yi kaçırma sahnesi de Vergina'daki en önemli arkeolojik keşiflerden biriymiş.

20240404_145507.jpg


20240404_145509.jpg


20240404_145512.jpg


20240404_145513.jpg


20240404_145514.jpg


20240404_150007.jpg
 

Bu biletle şehrin batı girişindeki yeni müzeye de giriliyor (Polycentric Museum). Etkileyici bir bina ve sergileri çok güzel… orayı da gezdik. Sonunda Vergina’da görmek istediğimiz yerleri görmüş, tamamlamış olduk. Salı günlerini de -müze ve harabelerin kapalı olduğunu- tecrübe hanesine yazdık :smiley:

DSC02126.JPG


DSC02127.JPG


DSC02132.JPG


DSC02137.JPG


DSC02138.JPG


DSC02145.JPG
 

Artık yönümüzü bu gezide görmeyi en çok istediğimiz bir yere, Prespa göllerine çevirelim diyoruz.

Önce Siatista’ya uğrayacağız; geceyi de orada geçireceğiz… otoyoldan 80 km. Diğer karayolunu, bizi yavaşlatır, karanlığa kalırız diye (sonuçta 95 km, ama çok virajlı) tercih etmedik. Çünkü biraz gündüz gözüyle şehri görmek istiyoruz.

Hava kararmadan Siátista’ya vardık. Çıplak tepelerle çevrelenmiş bir arazide, bir tepenin üzerine yerleşmiş. Şehre girdikten sonra ana cadde boyunca epey yokuş çıktık ve p4n’den peylediğimiz, bir okulun arkasındaki geniş düzlüğe (muhtemelen şehirdeki tek düzlük) park ettik (40.261681, 21.551371).

20240404_172629.jpg


20240404_190256.jpg


20240404_191533.jpg


20240404_191913.jpg
 



Burası Osmanlılar Selanik’i fethettikten sonra 1430’larda kurulmuş; yakındaki Kastoria gibi -daha o yıllarda kunduz nesli tükenmiş olmasına karşın, Rusya’dan ithal edilen eski kürkleri değerlendirerek- Avrupa’ya kürk ticareti ile zenginleşmiş bir yer olmuş. Öyle ki kazanılan servetle şehri Kastoria’dakilere benzer malikânelerle donatmışlar. Şimdi sokaklarında yürürken iyi korunmuş olanlarına sıkça rastladık; tipik Osmanlı mimarisi ile dikkati çekiyorlar. Herhangi birinin içini gezme şansımız olmadı ama dekorasyonlarında da Osmanlı etkisi görülüyormuş.

Siátista ziyaretçilere pek alışık değil gibi. Cadde boyunca bir-iki kahvehane gördük, ama yemek yiyecek bir yer bulamadık. Bakkala benzeyen bir marketten bir şeyler alıp akşam yemeğini karavanda hallettik :smiley:

20240404_192110.jpg


20240404_193121.jpg


20240404_193153.jpg


20240404_193336.jpg
 

5 Nisan 2024, Cuma

Siatista’da gecelediğimiz yer rahattı. Sabah ayrıldık… kuzeye doğru yaklaşık 50 km devam edip Kastoria’ya (Kesriye) geldik. Burası göl kenarında, insana hemen iyi duygular veren, küçük bir yerleşim :smiley: Karavanı şehre girdikten az sonra, yol kenarında bir cebe bırakıp (40.514487, 21.253962) şehri dolaşmaya çıktık. Oldukça canlı bir yer; merkezde trafik yoğun… sahil boyunca hoş kafeler, tavernalar var.

20240405_112748.jpg


20240405_112756.jpg


20240405_125526_002.jpg


20240405_131625.jpg


20240405_141535.jpg


20240405_142209.jpg
 

Epeyce gezindikten sonra dönerken Lidl’a uğradık, eksiklerimizi aldık. Park yerimizin (burası p4n’de kayıtlı değil) gecelemek için pek uygun olmayabileceğini düşündük. Karavanı alıp yarımadanın öbür tarafına geçtik; p4n’de göl kenarına işaretlenmiş güzel park yerini bulduk. Burayı not edip ilerledik. Çünkü suyumuz bitmek üzere… p4n’ye göre yakında bir çeşme var (komşu yerleşim Chloi’de, belediye spor salonunun bahçesinde); gidip suyumuzu doldurduk. Sonra dönüp peylediğimiz yere park ettik (40.527881, 21.262722) :smiley: Burada yazın park yeri bulmak güç olabilir, akılda tutulmalı.

20240405_164712.jpg


20240405_170710.jpg


20240405_170712.JPG


20240405_172740.jpg


20240405_172844.jpg


20240405_195222.jpg
 

6 Nisan 2024, Cumartesi

Geceyi iyi geçirdik. Sabah güneşli bir göl manzarasına karşı kahvaltımızı ettikten sonra yola koyulduk.

Nihayet Prespa göllerine gidiyoruz. Yaklaşık 40 km yolumuz var. Önce Kastoria-Florina yoluna giriyoruz; az ileride Arnavutluk sınır geçişine (Kristallopigi) giden yol ayrılıyor. Sonra da biz Prespa gölleri tarafına doğru, bir tali yola giriyoruz. Aslında yoğun ormanlık bir bölgeden geçiyoruz ama henüz ağaçlar yeşermemiş, o yüzden manzaralar çıplak görünüyor. Bir tepeye tırmandığımızda nihayet göller karşımıza çıktı… çok güzeller.

Burası Prespa’nın ‘giriş kapısı’ olarak da bilinen Pervali mevkii imiş. Bölgenin tamamen koruma altında olduğu ile ilgili tabelalar var; nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Dalmaçya pelikanlarının son üreme alanlarından biriymiş.

Tabelalardan, ormanın ağırlıkla ardıç (üç çeşit ardıç) ormanı olduğunu, meşe ve köknar ile karışık olduğunu; Prespa bölgesinin, Avrupa’da bu kadar büyük ve iyi korunmuş ardıç ormanlarının bulunduğu az sayıdaki bölgelerden biri olduğunu da öğreniyoruz. Küçük Prespa’nın hemen tamamı Yunanistan sınırları içindeymiş. Büyük Prespa’nın ise büyük kısmı batı ve kuzeyde Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile çevrili; uzaklarda onların dağlarını görüyoruz.

20240406_095847.jpg


20240406_114432.jpg


20240406_115701.jpg


20240406_120013.jpg


20240406_120026.jpg


20240406_120046.jpg
 

p4n’den seçtiğimiz ilk park alanı Küçük Prespa’nın güney kıyısında. Yol bizi önce Mikrolimni köyüne getirdi; köyü geçer geçmez de park edeceğimiz yere geldik (40.743368, 21.111454). Zemin düzgün, çimenlik. Bizden başka karavan yok. Yanımızda küçük bir kilise ve çeşme var. Yaz aylarında muhtemelen az ilerideki küçük plajdan göle girilebiliyor.

20240406_120949.jpg


20240406_121619.jpg


20240406_122223.jpg


20240406_122801.JPG


20240406_161549.jpg


20240406_171024.jpg
 



Karavanı yerleştirince çevreyi görmeye çıktık. Yürüyüşçüler ve bisikletlilerle karşılaştık. Etraf çok sessiz… köyde hiç hayat belirtisi yok gibi. Günün kalanında dinlendik. Köyün bekçisi bizim bulunduğumuz tarafı iki kere kolaçan etti… bir kez de polis devriyesi geldi, selam verip döndüler :smiley:

20240406_200213.jpg


DSC02182.JPG


DSC02190.JPG


DSC02192.JPG


DSC02195.JPG


DSC02202.JPG
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,128
Mesajlar
1,533,735
Kayıtlı Üye Sayımız
167,027
Kaydolan Son Üyemiz
cemal crt

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst