Arkadaşlar siteyi incelediğimde konular içinde böyle bir başlık olmadığını fark ettim. İçimizde küçük çocuğu olan bir çok arkadaş var (ben de dahil). Çocuklarımızın karavanda ya da kamptaki davranışları, bakış açıları, memnuniyetleri, huzursuzlukları hepimizin ortak problemi. Ben burada arkadaşlardan konu hakkındaki düşüncelerini paylaşmalarını isteyeceğim 
Önce tabii ki kendi düşüncelerim; özellikle çocuklar uzun yolculuklarda karavanda da olsalar sıkılıyorlar. Bu nedenle günlük olarak katedilecek yollar çok uzun tespit edilmemeli ya da çocukların uyku saatine denk getirilmeli. Ben genellikle sabah çok erken yola çıkıp çocuklar yataklarında uyurken yol almaya çalışırım, böylece onlar uyanıp acıkıncaya dek 3-4 saat yol gitme şansı elde ederim. Uyanıp acıktık demeye başladıklarında uygun bir yere durup kahvaltı hazırlıkları yapılırken ben arkada bir süre dinlenirim.
Kahvaltı sonrası da gezinin geri kalan bölümünü birlikte planlarız. Zaten günlük olarak alınacak yol miktarını zamandan sıkıntım yoksa bu süreden daha uzun tutmamaya çalışırım. Gittiğim yerde gezip görülecek yerleri tespit ederken çocukların hoşlanacağı aktivitelri de programa eklemeye özen gösteririm. Müze gezmek küçük çocuklar için ilginç olmayabilir ama her müzede çocukları ilgilendirecek bir şeyler vardır (çocuk mumyası, tarihi çocuk eşyaları, oyuncaklar gibi) ya da olmadı çıkışta onların hoşuna gidecek bir aktiviteye yöneliriz. Kampta doğadaysak iş daha kolay, seveceği oyuncaklar, oyunlar, aktiviteler çok kolay bulunuyor. Örneğin uçurtma uçurmak, bisiklete binmek, yüzmek, kum oynamak...
Çocukların sıkıntıları daha çok akşam saatlerinde başlıyor. Tv. seyretmek, bilgisayarla oynamak, alışkanlıkları olduğundan bu aktiviteleri kamp alnında da arıyorlar. Yanımızda bu cihazları bulundurmak, beraberinde film cd.leri taşımak kesinlikle faydalı oluyor. Ayrıca monopoly, scrabble gibi ailecek oynanacak oyunlar tüm aileyi eğlendirebiliyor. Küçük çocuğu olanların gezide yanlarında bebek arabasını bulundurmasını kesinlikle öneririm. 2004 yılında İstanbul'a yapytğımız gezide 4 yaşındaki kızım için yanımıza aldığımız bebek arabasına 11 yaşındaki oğlum da binmişti, hatta yanımızda taşımak zorunda olduğumuz çantayı da bebek arabasında taşımıştık.
Önce tabii ki kendi düşüncelerim; özellikle çocuklar uzun yolculuklarda karavanda da olsalar sıkılıyorlar. Bu nedenle günlük olarak katedilecek yollar çok uzun tespit edilmemeli ya da çocukların uyku saatine denk getirilmeli. Ben genellikle sabah çok erken yola çıkıp çocuklar yataklarında uyurken yol almaya çalışırım, böylece onlar uyanıp acıkıncaya dek 3-4 saat yol gitme şansı elde ederim. Uyanıp acıktık demeye başladıklarında uygun bir yere durup kahvaltı hazırlıkları yapılırken ben arkada bir süre dinlenirim.
Kahvaltı sonrası da gezinin geri kalan bölümünü birlikte planlarız. Zaten günlük olarak alınacak yol miktarını zamandan sıkıntım yoksa bu süreden daha uzun tutmamaya çalışırım. Gittiğim yerde gezip görülecek yerleri tespit ederken çocukların hoşlanacağı aktivitelri de programa eklemeye özen gösteririm. Müze gezmek küçük çocuklar için ilginç olmayabilir ama her müzede çocukları ilgilendirecek bir şeyler vardır (çocuk mumyası, tarihi çocuk eşyaları, oyuncaklar gibi) ya da olmadı çıkışta onların hoşuna gidecek bir aktiviteye yöneliriz. Kampta doğadaysak iş daha kolay, seveceği oyuncaklar, oyunlar, aktiviteler çok kolay bulunuyor. Örneğin uçurtma uçurmak, bisiklete binmek, yüzmek, kum oynamak...
Çocukların sıkıntıları daha çok akşam saatlerinde başlıyor. Tv. seyretmek, bilgisayarla oynamak, alışkanlıkları olduğundan bu aktiviteleri kamp alnında da arıyorlar. Yanımızda bu cihazları bulundurmak, beraberinde film cd.leri taşımak kesinlikle faydalı oluyor. Ayrıca monopoly, scrabble gibi ailecek oynanacak oyunlar tüm aileyi eğlendirebiliyor. Küçük çocuğu olanların gezide yanlarında bebek arabasını bulundurmasını kesinlikle öneririm. 2004 yılında İstanbul'a yapytğımız gezide 4 yaşındaki kızım için yanımıza aldığımız bebek arabasına 11 yaşındaki oğlum da binmişti, hatta yanımızda taşımak zorunda olduğumuz çantayı da bebek arabasında taşımıştık.