pasolvon
karavansız karavancı
11 gün önce yollar önümüzde, evimiz arkamızda diyip çoluk çocuk yola çıkmıştık ve maalesef bitti. Planımız 2 kamp yeri iken 3 kamp yeri ziyaret ettik. Gittiğimiz kamp yerleri;
- Burhaniye Altın Kamping
- Cunda Ada Kamping
- Edremit (Altınoluk) Barbaros Kamping
Bu tatilimizde nihayet 5 yıldız konseptinden 5 milyar yıldız konseptine geçiş yaptık. Ayvalık'ı vuran hortumun tentemizi ve renkli ışıklarımızı almasına rağmen her an çok keyifliydi. Özellikle çocuklar açısından katma değeri çok yüksek, kısa ama verimli bir gezi oldu.
Bir önceki gezimize göre bir miktar daha tecrübeli olduğumuzdan bir gece önce yani perşemde akşamı karavanın bulunduğu istanbul karavan köyüne gidip karavana kişisel eşyalarımızı yerleştirdik ve o gece kampta kaldık. Sabah kahvaltı sonrası karavanın yola çıkış saati 11:00'ı buldu. Rotamızı hem zaman kazanmak hem de merak edilen köprü ve otoyol bedelleri için Osmangazi köprüsü üzerinden çizdik. Bu defa bir öncekinde yapmış olduğumuz hatayı yapmayıp Sygic Truck navigasyonu ile gittik. Gerçekten karavan kullanıcılarının başka bir navigasyon kullanmalarına gerek yok. Hem pil sarfiyatı google maps'e göre daha iyi. Hem erken uyarıları, keskin viraj uyarıları gibi uyarıları çok yerinde. Gelelim gidiş yoluna.
Sancaktepe üzerinden ücretli otoyola girdik ve sağ şeritten 60~80km/h süratle son çıkış olan Bursa Kuzey çıkışına kadar devam ettik. Toplamda gidiş yönünde Ömerli'den giriş Bursa'dan çıkış otoyol + köprü ücreti yuvarlak olarak 300TL ödedik. Araç çekiciyle birlikte 3 dingil olduğundan otomatik olarak 3.sınıf olarak ücretlendiriliyor. Yol haliyle çok güzel. Sağdan sağdan rahatlıkla yol alabiliyorsunuz. Balıkesir-Edremit arasına yeni bir ücretli yol daha yapmış otoyol a.ş. oraya da 26TL gibi bir rakam ödedik. Ancak bu yol üzerinde dikkatimi çeken çok fazla rüzgar santrali olmasıydı. Dolayısıyla yan rüzgar oldukça fazla olduğundan 60km/h sürati geçmeden ilerlemek en güvenlisi.
Toplamda 1,5 saat dinlenme molaları da içinde olmak üzere 19:30 gibi Burhaniye Altın Kamp'a giriş yaptık. Bu hesaba göre saatte ortalama 57km/h hızla gelmişiz. Girişte güleryüzlü bir personel karşıladı bizi. Yer seçmemiz için içeriye davet etti. Tesise girdiğimizde palmiyeler, çam ağaçları ve çiçekler ve cırcır böceklerinin sesleri karşıladı bizi. Yerimizi beğenip giriş işlemlerimizi yaptık ve karavanımızı su terazisiyle dengeye alıp sabitledik. Sabit kural olarak çok ağaç olduğu için mangal, ateş ve hamak yasak. Bizim seçtiğimiz konum 2 yetişkin 2 çocuk ile 110TL idi. Tesiste aynı kişi sayısına göre 2019 yazı için 85TL'den 140TL'ye kadar konum mevcuttu. Tesis değerlendirmize gelirsek;
Artıları (+)
Cunda Ada Kamping'e vardığımızda bize gösterilen yer itibariyle ilk intibamız pek iyi değildi. Internet'te anlatılanlarla gördüğümüz pek uyuşmadı. Bize gösterilen bölge olan orta yere karavanımızı yerleştirdik. Tesisin neredeyse tamamı yerleşik ve yıllardan beri orada bulunan karavanlardan oluşmaktaydı. Denize sıfır bir tesis. Denizin girişi taşlık sonra kum haline dönüyor ancak iskele var ve iskeleden doğrudan kuma girebiliyorsunuz. Biraz açılınca bir dubalı platform yapmışlar. Denizin ortasında güneşlenip dinlendikten sonra geri dönmek çok keyifli. İlk günümüz tesisi tanımakla, Cunda'ya vakit ayırmakla ve Cunda'da keyif için yapılması gerekenleri yapmakla geçti. Cunda için rakı balık yapacaklara tavsiyem sahildeki vitrin balıkçıları yerine 1-2 arka sokaktaki balıkçıları deneyin. Pişman olmayacaksınız. Ayrıca iskeledeki taş kahvede kahve içmeden ve şarap seviyorsanız vino şarap evinde şarap içmeden ayrılmayın derim.
Cunda'da ikinci gecemizde çocukları uyutup eşimle sahilde keyif yaparken denizin ne kadar durgun olduğu ve uzaklardaki şimşeklerin nasıl güzel göründüğünü konuşuyorduk. Hatta ses ve ışık arasından mesafe hesaplıyorduk. Derken birden bire bir rüzgar çıktı. Ama tarifi yok. Yönü belli değil. Bir üstten, bir soldan, bir sağdan. Aklıma hemen tente geldi koşmaya başladık. Biz daha koşarken leblebi büyüklüğünde dolu yağmaya başlamıştı. Karavana ulaştığımızda ben tenteye elimi atamadan üstten gelen sert bir rüzgarla 3 çelik direk birden eğiliverdi. Tenteyi direklerden kurtardım hemen. Çıkartmak için raylara yürüdüğümde öyle bir rüzgar ve dolu bastırdı ki tente eşimle beni karavana sıkıştırdı. Öyle bir kuvvet ki; sanırsın 20 kişi üstüne tenteyi ittiriyor. Karavanla tente arasına sıkıştık kaldık. Hepi topu 10 dakikalık böyle bir baskının ardından rüzgar hafifleyip yağış yağmura döndü ve tenteyi raydan kurtarıp karavanın altına attım. Hadi bizim karavanımız vardı da çadırcılara gerçekten üzüldüm. Çoluk çocuk ziyan oldular. Çoğu orada mutfak eşyalarını dahi toparlamadan çadırlarını toplayıp ayrıldılar. Ertesi sabah öğrendik ki Ayvalık'a hortum gelmiş. Yaşadığımız macera onun yüzündenmiş.
Yan komşularımda Fiamma ve Thule tenteler vardı. Onlar bu fırtınayı gayet hasarsız atlatırken benim tentenin su koyvermesi bana yine masraf yollarını gösterdi. Alınacaklar listesine avrupa tente de bu şekilde girmiş oldu. Gelelim tesis değerlendirmesine;
Artıları (+)
Yaklaşık 2 saatlik yolculuk sonunda Altınoluk'u 5-6km geçtikten sonra Barbaros Kamping'e ulaştık. Edremit yönünden gelenler için girişi çok zor bir kamp. Kamp'ın önündeki ışıklarda sağda bekleyip yan yoldakilere yeşil yandığında onlarla dönebilirsiniz ancak. Aksi halde dönüş mümkün değil.
Barbaros kamping daha 2 yıllık bir kamp işletmesi. Karavanlara ayrılan bölümde en fazla 6-7 karavan konaklayabilir. Henüz karavancılığı çok iyi tanımıyorlar. Daha ziyade çadır kampı olarak düşünebilirsiniz. Esasında asırlık zeytinlerin bulunduğu bir devlet arazisi. Devletten kiralamışlar. Zeytin ağaçları gölgelik ihtiyaçlarımızı rahatlıkla karşıladı. Kalan tüm kampımızı da burada geçirdik. Bu kadar az karavan olunca komşuluk bir o kadar güzel oluyormuş onu anladım. Gelelim değerlendirmelerimize;
Artıları (+)
Bu gezimizden bir kaç resim;
Burhaniye Altın Kamp
Cunda Ada Kamp
Hortum Sonrası Bükülen Çelik Direkler
Edremit (Altınoluk) Barbaros Kamp
Dönüşümüzden bir kare
- Burhaniye Altın Kamping
- Cunda Ada Kamping
- Edremit (Altınoluk) Barbaros Kamping
Bu tatilimizde nihayet 5 yıldız konseptinden 5 milyar yıldız konseptine geçiş yaptık. Ayvalık'ı vuran hortumun tentemizi ve renkli ışıklarımızı almasına rağmen her an çok keyifliydi. Özellikle çocuklar açısından katma değeri çok yüksek, kısa ama verimli bir gezi oldu.
Bir önceki gezimize göre bir miktar daha tecrübeli olduğumuzdan bir gece önce yani perşemde akşamı karavanın bulunduğu istanbul karavan köyüne gidip karavana kişisel eşyalarımızı yerleştirdik ve o gece kampta kaldık. Sabah kahvaltı sonrası karavanın yola çıkış saati 11:00'ı buldu. Rotamızı hem zaman kazanmak hem de merak edilen köprü ve otoyol bedelleri için Osmangazi köprüsü üzerinden çizdik. Bu defa bir öncekinde yapmış olduğumuz hatayı yapmayıp Sygic Truck navigasyonu ile gittik. Gerçekten karavan kullanıcılarının başka bir navigasyon kullanmalarına gerek yok. Hem pil sarfiyatı google maps'e göre daha iyi. Hem erken uyarıları, keskin viraj uyarıları gibi uyarıları çok yerinde. Gelelim gidiş yoluna.
Sancaktepe üzerinden ücretli otoyola girdik ve sağ şeritten 60~80km/h süratle son çıkış olan Bursa Kuzey çıkışına kadar devam ettik. Toplamda gidiş yönünde Ömerli'den giriş Bursa'dan çıkış otoyol + köprü ücreti yuvarlak olarak 300TL ödedik. Araç çekiciyle birlikte 3 dingil olduğundan otomatik olarak 3.sınıf olarak ücretlendiriliyor. Yol haliyle çok güzel. Sağdan sağdan rahatlıkla yol alabiliyorsunuz. Balıkesir-Edremit arasına yeni bir ücretli yol daha yapmış otoyol a.ş. oraya da 26TL gibi bir rakam ödedik. Ancak bu yol üzerinde dikkatimi çeken çok fazla rüzgar santrali olmasıydı. Dolayısıyla yan rüzgar oldukça fazla olduğundan 60km/h sürati geçmeden ilerlemek en güvenlisi.
Toplamda 1,5 saat dinlenme molaları da içinde olmak üzere 19:30 gibi Burhaniye Altın Kamp'a giriş yaptık. Bu hesaba göre saatte ortalama 57km/h hızla gelmişiz. Girişte güleryüzlü bir personel karşıladı bizi. Yer seçmemiz için içeriye davet etti. Tesise girdiğimizde palmiyeler, çam ağaçları ve çiçekler ve cırcır böceklerinin sesleri karşıladı bizi. Yerimizi beğenip giriş işlemlerimizi yaptık ve karavanımızı su terazisiyle dengeye alıp sabitledik. Sabit kural olarak çok ağaç olduğu için mangal, ateş ve hamak yasak. Bizim seçtiğimiz konum 2 yetişkin 2 çocuk ile 110TL idi. Tesiste aynı kişi sayısına göre 2019 yazı için 85TL'den 140TL'ye kadar konum mevcuttu. Tesis değerlendirmize gelirsek;
Artıları (+)
- Muhteşem peyzaj
- Tertemiz deniz. Özellikle geceleri çok durgun oluyor. Giriş çok az taşlık. Sonrası yumuşak kum.
- 24 saat güvenlik
- Aile olarak gidildiğinde hiç rahatsız olunmayacak ortam
- Gün boyu cırcır böceği korosu
- Temiz ortak alanlar (wc, banyo ve mutfak)
- Sıcak su sıkıntısı yok. Bir banyoda sıcak su bittiyse diğer banyoda oluyor.
- Güler yüzlü hizmet
- Sık ağaçlar nedeni ile tente ihtiyacımız olmadı
- Restoranında usta harika bir karışık pizza yapıyor mutlaka deneyin
- Neredeyse sıfır sivrisinek
- WC Kaset boşaltma alanı mevcut ve düzenli
- Bir süre sonra artı olarak belirttiğim cırcır böceği sesleri rahatsız edebilir.
- Suyu serin hatta soğuk. Dalga olduğunda biraz ısınıyor. Durgunken çok soğuk.
- Geceleri cırcır böcekleri yere inip tente matınızın üstünde dolaşmayı çok seviyorlar. Dikkat edin ezmeyin.
- Sık ağaç nedeniyle uydu bulamıyorsunuz. TV için internet şart.
- Gri su tank boşaltma mazgalı uzakta. Tesisten çıkıp 100-200 metre kadar yürümek gerekiyor.
- Şezlong ve şemsiye kampçılara ücretli. 2019 yazı için Şezlong başı 15TL ücreti var. 2 şezlong bir şemsiye günlük 30TL. Bunu ücrete dahil bir opsiyon olarak sunabilirler.
Cunda Ada Kamping'e vardığımızda bize gösterilen yer itibariyle ilk intibamız pek iyi değildi. Internet'te anlatılanlarla gördüğümüz pek uyuşmadı. Bize gösterilen bölge olan orta yere karavanımızı yerleştirdik. Tesisin neredeyse tamamı yerleşik ve yıllardan beri orada bulunan karavanlardan oluşmaktaydı. Denize sıfır bir tesis. Denizin girişi taşlık sonra kum haline dönüyor ancak iskele var ve iskeleden doğrudan kuma girebiliyorsunuz. Biraz açılınca bir dubalı platform yapmışlar. Denizin ortasında güneşlenip dinlendikten sonra geri dönmek çok keyifli. İlk günümüz tesisi tanımakla, Cunda'ya vakit ayırmakla ve Cunda'da keyif için yapılması gerekenleri yapmakla geçti. Cunda için rakı balık yapacaklara tavsiyem sahildeki vitrin balıkçıları yerine 1-2 arka sokaktaki balıkçıları deneyin. Pişman olmayacaksınız. Ayrıca iskeledeki taş kahvede kahve içmeden ve şarap seviyorsanız vino şarap evinde şarap içmeden ayrılmayın derim.
Cunda'da ikinci gecemizde çocukları uyutup eşimle sahilde keyif yaparken denizin ne kadar durgun olduğu ve uzaklardaki şimşeklerin nasıl güzel göründüğünü konuşuyorduk. Hatta ses ve ışık arasından mesafe hesaplıyorduk. Derken birden bire bir rüzgar çıktı. Ama tarifi yok. Yönü belli değil. Bir üstten, bir soldan, bir sağdan. Aklıma hemen tente geldi koşmaya başladık. Biz daha koşarken leblebi büyüklüğünde dolu yağmaya başlamıştı. Karavana ulaştığımızda ben tenteye elimi atamadan üstten gelen sert bir rüzgarla 3 çelik direk birden eğiliverdi. Tenteyi direklerden kurtardım hemen. Çıkartmak için raylara yürüdüğümde öyle bir rüzgar ve dolu bastırdı ki tente eşimle beni karavana sıkıştırdı. Öyle bir kuvvet ki; sanırsın 20 kişi üstüne tenteyi ittiriyor. Karavanla tente arasına sıkıştık kaldık. Hepi topu 10 dakikalık böyle bir baskının ardından rüzgar hafifleyip yağış yağmura döndü ve tenteyi raydan kurtarıp karavanın altına attım. Hadi bizim karavanımız vardı da çadırcılara gerçekten üzüldüm. Çoluk çocuk ziyan oldular. Çoğu orada mutfak eşyalarını dahi toparlamadan çadırlarını toplayıp ayrıldılar. Ertesi sabah öğrendik ki Ayvalık'a hortum gelmiş. Yaşadığımız macera onun yüzündenmiş.
Yan komşularımda Fiamma ve Thule tenteler vardı. Onlar bu fırtınayı gayet hasarsız atlatırken benim tentenin su koyvermesi bana yine masraf yollarını gösterdi. Alınacaklar listesine avrupa tente de bu şekilde girmiş oldu. Gelelim tesis değerlendirmesine;
Artıları (+)
- Bulunduğu ada yani Cunda çok güzel bir yer. Sarımsaklı, Şeytan Sofrası, Cunda Adası görülmesi gereken yerler. Vaktiniz kalırsa Rahmi Koç müzesini de gezmenizi tavsiye ederim.
- Denizi olması gereken sıcaklıkta. Ne çok soğuk ne çok sıcak.
- Açığa yerleştirilmiş dubalı platform çok şık düşünülmüş.
- Restorandan ekmek satın alınabiliyor.
- Yerleşik karavanlarda çok muhlis insanlar var gibi görünüyordu. Uzunca sohbet etmeye fırsat bulamadık ancak izlenimim bu yönde.
- WC kaset ve gri su boşaltım ünitesi çok iyi durumda olmasa da mevcut.
- Ortak mangal alanı ile kimseyi rahatsız etmeden mangalınızı yapabiliyorsunuz.
- Fiyatı gereksiz derecede pahalı. 2019 yazı için kişi başı 75TL, çocuklar yüzde 50 indirimli. Ayrıca karavan için de ek olarka 30TL alıyorlar. Yani biz 4 kişilik aile olarak günlük 255TL ödedik. Peşin ödemede yüzde 10 indirim yapıyorlar.
- Yakınlarda alışveriş yapılabilecek bir yer yok. Ada merkeze gitmeniz gerekmekte. Gitmeden önce ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririm.
- Yerleşik karavan çok fazla. Bizim gibi gezen karavanlar için çok az yerleri var. 4 ya da 5 tane orta yerde karavan yeri mevcut sadece, onların da yerleri pek iyi değil.
- Vardığımızda güneş tam tepede olduğu için karavan iç sıcaklığı 45 dereceye varmıştı.
- Tam ortada olduğumuzdan tente zorunlu bir ihtiyaç.
- 4 amperlik sigorta yetersiz kalıyor. Su ısıtıcısı dahi çalıştığında atıyor. Neyse ki karavanı soğutabilmek için portatif klimamızı en düşük seviye de çalıştırabildik te karavan iç sıcaklığını 29 dereceye düşürebildik. Sigorta amperini arttırmak için bir opsiyon da yok.
- Kaset boşaltım ünitesinde küçükte olsa bir hortum olsa iyi olurmuş.
- Bol miktarda sivrisinek mevcut. Off sıkmadan akşamları dışarda oturmanız mümkün değil.
Yaklaşık 2 saatlik yolculuk sonunda Altınoluk'u 5-6km geçtikten sonra Barbaros Kamping'e ulaştık. Edremit yönünden gelenler için girişi çok zor bir kamp. Kamp'ın önündeki ışıklarda sağda bekleyip yan yoldakilere yeşil yandığında onlarla dönebilirsiniz ancak. Aksi halde dönüş mümkün değil.
Barbaros kamping daha 2 yıllık bir kamp işletmesi. Karavanlara ayrılan bölümde en fazla 6-7 karavan konaklayabilir. Henüz karavancılığı çok iyi tanımıyorlar. Daha ziyade çadır kampı olarak düşünebilirsiniz. Esasında asırlık zeytinlerin bulunduğu bir devlet arazisi. Devletten kiralamışlar. Zeytin ağaçları gölgelik ihtiyaçlarımızı rahatlıkla karşıladı. Kalan tüm kampımızı da burada geçirdik. Bu kadar az karavan olunca komşuluk bir o kadar güzel oluyormuş onu anladım. Gelelim değerlendirmelerimize;
Artıları (+)
- Uygun fiyat (Kişi başı 25TL)
- Jeotermal kaynak denize boşaldığından ılık ve üşümeden yüzebileceğiniz tertemiz bir deniz.
- İskele mevcut. Taşlık alanı bu şekilde aşıp doğrudan kumluktan denize girebiliyorsunuz.
- Az karavan olduğu için komşuluk ilişkileri son derece güzel.
- Bağlı olmak kaydıyla evcil hayvan kabul ediyorlar.
- Bol miktarda sivrisinek mevcut. Off sıkmadan akşamları dışarıda oturamıyorsunuz.
- Denizin girişi taşlık ve ara sıra kestane mevcut.
- Yola çok yakın olduğundan çok fazla yol sesi alıyor.
- Bizim gittiğimiz ilk gece bir grup organizasyonuna denk gelmemizden ötürü tesis tuvaletleri pek temiz değildi ve aşırı gürültülü bir gruptu. Neyseki ertesi gün tesis sakinleşti ve tuvaletler olması gereken temizliğe geldiler.
- Sıcak su problemi yaşadık. Gündüz vakti duşlarda sıcak su yoktu.
- Kaset boşaltım üniteleri yok. Kaseti foseptik kapağını açıp boşaltıyorsunuz ve bu hiç hoş değil. Acil olarak çözüm bulmaları gerekiyor.
Bu gezimizden bir kaç resim;
Burhaniye Altın Kamp
Cunda Ada Kamp
Hortum Sonrası Bükülen Çelik Direkler
Edremit (Altınoluk) Barbaros Kamp
Dönüşümüzden bir kare
Son düzenleme: