Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
buradaki güzelliği anlatmak için ne desem boş , zaten çok anlatamayacağım zaten
teknede kendi çayımı demleme olanağım var
istediğim yerde yüzmek için durabilmekde cabası
rum kaleye çıkmayacağım , yürümek istemiyorumm zaten ama bir kaç kişinin yaşadığı bir köye çıkacağım
Halfeti ile ilgili diğer fotograflar için aşşağıdaki linklere bakabilirsiniz
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Burada hasan amcaya misafir oluyoruz , Hasan amca bir fotografa bakar gibi anlatıyor sular altında kalan geçmişine bakarken
şurada bir dere vardı akar fırata kol olur karışırdı diyor, üzerinde eski taş bir köprü ben çocukken oradan düşmüştüm diyor
bizim bildiğimiz halfeti ile hasan amcanın halfetisi çok farklı , köyde ara sıra gelip kalan 3 aile varmış
muhtemelen su kaynaklarını korumak için yasa ile yeni yerleşimde bulunmak yasak ama evi suların altında kalmayanaler gelip kalabiliyor
gün geçtikçe terk ediliyor diyor buralar , üzülüyor belli halinden , burası benim için canlı fotograf gibi diyor , albüme bakar gibi geliyorum buraya ve geçen ömrüme bakıyorum diyor
gelen bir kaç turist olmasa belki kimseninde haberi bile olmayacak buradan , halfeti adeta hasankeyfin 6 sene sonraki hali gibi
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
artık geri dönme zamanım geliyor ve aklımın bir kenarın yazıyorum , buraya gelip buralarda gecelemeli ve bu sefer olmadı ama başka sefere fırat boyunda motor sürmeli
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
yavaş yavaş üzerimi giyinmeye başlıyorum , çocukluğumdan beri bu cıbıldaklık konusunda utangaç bir adam olmuşumdur , tekneci çocuk şaşırıyor biraz , abi sende amma utangaçsın , ne olur seni şortla görseler diyince , yapıştırıyorum cevabı , canı çeken olur tadıma bakamaz , yazık olur kimsenin nefsi ile oynamayalım
tekneden iniyoruz , başta pazarlık 30 lira idi ama şuraya buraya gidersek 40 lira olur dendi anlaştık , rum kalede iskeleye bile yanaşmadım ama aklımın kestiği bir yerde , tekneyi durdurup 20 dk kadar dinginliği seyrettim elemanıda susturdum , neyse ne kadar dı borcumuz diyip 50 lirayı uzattım , bekliyorum para üzeri için ama bir kapıda açık vermese ses etmeyeceğimi de belli ediyorum , bu diytaloğu üzerinden bu kadar zamanda geçince anlatmak gerçekten zor ama satıyor 19 yaşında delikanlı adamlığını hem de 10 liraya , tamam abi işte diyor , eminmisin diye soruyorum , evet abi diyor , istersen daha vereyim diyince şaşırıyor , sikeyim böyle zihniyeti be kardeşim , yavşak herif çıkıp deseki abi 50 lira daha ver kıyak yap , vermezsem adam değilim ama bu katakulli yok mu , insan nefret ediyor daha 19 yaşında ki kendi ülkesinin vatandaşından , üzülüyorum böyle işlere ister istemez
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Gaziantep e girmek için tekrar otoyola gireceğim , yolda trafik polisleri çeviriyor kısa bir sohbet ediyoruz , aöa ehliyet ruhsat mevzuu değil , gel bir çay iç kardeşim soluklanırsın diyorlar , teşekkür ederiyorum , eğer geceleyeceksen gel burada kur diyorlar çadırını , tüylerim diken diken , ulan diyorum işte benim ülkemin polisi seviyorum bu ehliyetten ve ruhsattan uzak gel çay iç çadır kur diyen samimi teşkilatı
Otoyola girmene lüzüm yok diyorlar ama daralmışım biraz basmam lazım diyorum
Yolda arkadan bir araba selektör yapıyor ama deli gibi korna falan , manyak herif zaten sağ şeritteyim sol boş bas yürü diye geçiriyorum aklımdan ama iş devam edince , asılıyorum gaza 185 e değiyor ibre , 170 km yi geçmemem lazım aslında ama asabım bozuluyor
Derken antep kuzey girişinden gişelere girince , telefon çalıyor , hayali abi arıyor
Alo Yusuf kardeşim
Buyur abi
Antepteymişsin
Nereden bildin
Az önce sana bir araba selektör yapmış
Evet abi , de sen nereden biliyorsun diye sorunca
Kardeşim o bizim arkadaş , hani senle telefonda konuşmuştu ya
Hay Allah abi hiç düşünemedim valla
e ne yapıyorsun sen şimdi
Abi ben seni sabah aradım , telefonu meşgulule verdin , bende aramadım şimdi antepte kalacak yer işini halledeceğim
Sen boş ver kalacak yeri biz hallederiz , sen direk gel
Abi ben halledeyim , ararım seni diyorum
Ama çok ısrar edince , abi sen yeri tarif et o zaman ben gelirim diyorum
Antepte yol çalışması var , bu arkadaşlara tarifi anlatıyorum , sen takıl abi biz seni götürürüz diyorlar
Zahmet olmasın diyorum , abi sen gel bu gece misafirimiz ol , zahmet bizim hanelerden uzak diyince
Aga yolum , yoluma göre hesabım var hakkınızı helal edin diyorum
Allah razı olsun , sayelerinde şehir trafiğinde sağlam bir ralli yapıyoruz
Derken biri sesleniyor Yusuf diye , artık buldum hayaliyi
Neyse çekiyorum motoru kapı önüne , ayak üstü sohbet ediyoruz dükkana girmeden
Cadde çok hareketli , seviyorum kalabalık caddeleri
Koyu bir sohbete dalıyoruz , hayalinin esnaf arkadaşları ile tanışıyorum , her kes çok sıcak insanlar
Sokaklarda bir iftar telaşı var , uzun uzun bakıyorum
Akşam misafirimizsin diyor hayali , e tamam işte şimdi de misafirim akşam başka yerde misafir olalım diyorum
Nerede kalacaksın ki diyor
Ben arayım seheri o bulur bana bir yer diyorum
Olmaz öyle şey bizde kalaksın diyince
Anlatıyorum , bak ağabeycim benim kendime göre alışkanlıklarım var , geç onu , akşam çişe kalkacam diken üzerinde ister istemez , sizde rahatsız olacaksınız diyorum , sen bana gelirsen sende aynısını yap , bu işler böyledir , değmez bir otel parasına onca rahatsızlığa , yatacağım kalkacağım saat antepden ne zaman gideceğim bile belli değil , ben bir şeye ihtiyacım olursa isterim , ben tek başıma yolculuk yapıyorum , sevgili seherde bana kalacağım yerler konusundan yardım ediyor zaten diyorum , ben arayım seheri o bulmazsa tamam diyorum
Seheri arıyorum , tatlım tamam ben hallediyorum diyor 10 dk sonra cep telefonuma gelen mesajda nerede kalacağım yazılı , ödeyemem hakkını seherin bu konuda
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
o zaman eve yemeğe gidelim diyor , ha bak o olur diyorum
akşam yemeğinde evde yapılmış lahmacun var , biraz şaşırıyorum , yengem biraz kızıyor daha önceden haber verecektiniz size yemek yapacaktık diyor , Allah razı olsun benim için böylesi daha makbul diyorum , yemekler harika , bu arada hayalinin babası ile yemekte tanışıyoruz , süper bir adam , başlı başına bir filozof , hayatı çözmüş gömlek cebinde taşıyor , tarif etmek mümkün değil , yolculuğumda tanıştığım en renkli simalardan biri , hayali motosikleti babasına bulaştırmış , maxi scooter bakıyorlar
yemekte meyan şerbeti ile tanışıyorum , 6 tane iri lahmacun ve yanında yediklerim cabası , bir bardak meyan şerbeti içince 15 dk sonra hiç bir şey yememişim gibi ferahlıyorum
hayalinin iki tane oğlu var , biri bu diğerinin babanın ve yengemin fotografını denk gelmediği için çekmemişim , zaten genelde yakın diyaloklara girdiğim kişilerin fotograflarını çekmiyorum , biraz saygısızlık mış gibi geliyor
burası hayalin garajı desek doğru olur , beraber nizibe arkadaşların yanına gideceğiz
derken arkadaşlardan telefon geliyor , biz geliyoruz , abi be onlar gelemden şu kalacak yer işini sağlama alalım diyorum , gidip eşyaları bırakıyoruz , hafifledim birazcana
derken abilerde geliyor , biraz fırça yiyorum , haber verecektin seni ağarlayacaktın diye , olmadı böyle yapamadık bir şey diye kızıyorlar
fakat bu arada benim için bir sürü şey yapıp , hiç bir şey yapamadık diyorlar , tabi en son çatlıyorum ve söylüyorum abi ne yapacaksınız daha geldik hoş geldin dediniz , ne istesem olur dediniz , misafir demek illa bir yerlere götürelim yedirelim içirelim , para harcanması ile olan bir işse , siz verin bana biraz para diyorum , gülüyoruz hep beraber , o zaman yarın seni gezdirelim
abi sizin işiniz gücünüz yok mu , yarın Pazar değil tatil değil , ben çıkmışım senelik izine tuzum kuru , siz bakın abi işinize , önce iş , Allah razı olsun çaba sarf ediyorsunuz ama ne olur böyle yapıp beni üzmeyin diyince , onlarda kabul ediyor lar , doğru söylüyorum
yalnız o akşam sanırım hayatımda hiç unutamayacağım akşamlardan biridir , çok fazla zaman yoktu ama sohbetler bin senelikti ve sanırım antepdeki dostlarıma bir cumartesi akşamı borcum var ...
geç bir saatte beni kalacağım yere bırakıyorlar , yarın sabah ne yapacağım belli değil , Gaziantep de kalırsam uğrarım diyorum hayaliye , ama helalleşiyoruz
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Sağlam bir uyku çekiyorum , nadir sabah dokuza kadar uyuduğum , gece çok rahat geçti , cenkin verdiği ocak tüm yolculuğumda işe yaradı , 24 saat çay demleme lüksü , gece bir saatten fazla bir süre duşta kaynar su altında yıkanıp yüzme motor kullanma yolculuk yorgunluğu falan derken bir kilo fıstık da eklenince , sağlam uyumuşum , harika bir sabahtı , birde kapı önüne indiğimde yerleri ıslak görmek fena mutlu etti beni
Aslında sabah dışarı çıkarken niyetim eve gitmekti ama bu güzel sabah fikrimi değiştirmeme neden oldu , bu gecede Gaziantep de kalacaktım
Resepsiyondaki kıza bu gecede kalacağımı söyleyip , bir gece için daha para veriyorum , bu gece yanınızda biri kalabilir diyince , eğer öyle bir durum söz konusun olursa , siz ben akşam geldiğimde ben bir kişilik oda parası daha isteyin ama olmasın kimse yanım da, yolculuk şartlarım biraz farklı , kimi olsa rahatsız ederim diyorum ...
kahvaltı için güzel ve yakın bir yer buluyorum , burayı iki kardeş hanım işletiyor sanırım ,
dalıp kaybolmak istiyorum antep sokaklarında
bazen güzel kadınların yüzünde makyaj
bazen eski bir kiliseden bozma devlet dairesi
bazen bir kalay tezgahında , bakır kaplara uzanan yorgun bir çift el
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Bazı şeyler vardır , evet canım herkes bilir işte , bildiğimiz bazı şeyler vardır , her şeyden başka farklı izler bırakır , bazen bu başka bir akşamın başka bir sohbettidir bazen adı aklımızda kalmayan bir kadının aşkıdır , bazen bir şehirdir , hah işte antep öyle bir şehir , az adımda çok sokak gezersin ve içine işler , üzerine siner ama tarif edemezsin lezzetini , antepde o şehirlerden biri
Bende size antebi anlatmayı denemeyeceğim , adını bile devrik yazarken birde şehri anlatma küstahlığım olmayacak tabi ki
Ben çok sevdim gaziantebi , acayip inadına işlerde yaptım mesela , dalgamı geçtim çok kişinin hayallerini süsleyen bir şehrin özelliklerini görmezden gelip ama en güzel gördüklerim zihnimin zulasın da
dalıp çıkıyorum sokaklarda , kendime ait bir şeyler arıyorum başka insanların yurdunda , yaşayan hayatlar olmalı görünce içimi ferahlatacak , belki bir çift el , yahut güzel bir kalçayı taşıyan bir bedenin bir çift gözü , sahibi bile , bilmeyecek onu ne kadr güzel gördüğümü , bir çift kalay yapan el habversiz olacak gözüme ne hoş geldiğinden
antepde dar dan az geniş bir sokakta bakırları kalaylıyor yurdumun bıyıklı ağabeyleri
birinin babası , kimin kocası ve bundan mesela altmış beş yıl önce anasının tur topu gibi oğlu
ama şimdi biri top dese , demesin bence , kaçmasın kimsenin ağzının tadı
duvarlar sararmış birazda kararmış belki
ve bir ömür ateş başında bir tezgahta itina ile tüketilmiş
ilk başlarda evlere kap kacak , şimdilerde turistik hatıralar üretiyor
ve kalay tezgahının başında tüketilmiş ama umarım heba edilmemiş bir ömür
çocukluk ! bir şarkıda da bahsettiği gibi kir pas içinde ve savaştan ölen dedenin küçük ağebeyinden , şehrin kahramanlık destanları dinlenerek büyünmüş
sonra deli kanlı halayları ve ilk vurulduğu kızla evlenememişliğin burukluğu içinde
antepde dardan az geniş bir sokakta ve kalaycı tezgahında bıyıkları dahil yorgun ama işci bir beden
bakır ekmek demek buralarda , doğuda her nerede bakır kalay işi görürseniz bilin ki içinden bir antepli ustanın alın teri geçer
ayak üstü sohbetler ediyorum , nereden geliyorsun nereye gidiyorsunlar soruyorlar , kendimden gelip kendime gidiyorum şimdilik diyorum , gülüyoruz
kimsede bir ayıklama telaşı yok , ne dalga bu herif yok , sadece eften püften bir merakla ne işin var aga buralarda tarzından derin bir soru , ama rahatsız etmiyor , kimse suyun altına bakıp kurcalayıp ayıb etmiyor
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
dalıyorum antebin köhne eski ve fiyakası sadece eski oluşunda saklı sokaklarına
herkese değil belki ama bana huzur veriyor böyle yerler
bir şehri belki de anlamanın en iyi yoldur kaybolmak
ne hayatlar yaşandı kimbilir diye düşünmek bile başlı başına bir konu , acaba o camlardan kimlere baktı kimler
aninden birkaç kadın teyzelik bir mahalle kavgasının içinde kendini bulmaktır bir şehri anlamak , muhtarın ! kadın ilişmeyin çocuğa diye seslenen gür ve tehditkar ama babacan sesinde kendin için kurulmuş bir cümlenin, cümleye anlam katan ifade eden kelimesi olmak , çocuk diye sana seslenilmesi 32 yaşında olmana aldırılmadan , gerçekten güzeldir
sanki evde yaşayan birinin yahut misafirliğe gelmiş bir tanıdığın gibi duruyor ama sadece tanıdıklığım yabancı buralara , buralar benim yurdum , dedelerim buradaki insanların dedeleri ile çarpışmış memleket adına
ne desem ne anlatsam boş aslında , gelip görmek lazım , ben bir fotografın nereden çekildiğini anlamak için aylarca bir fotografa bakmışımıdır , ve fotografdan çok da anlamayan bir adam olarak
zordur başkalarının çektikleri fotografların yerini bulmak hele anlamak , ne gerek var canım bildiğin yoldan şaşmayacaksın
her şey .çok anlaşılır olmak zorunda değil zaten
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Uzak bir doğu şehrindesindir , şehir kahramanlık destanları üzerine hatıralar ve anılarla yoğrulmuştur , ve duvarları tanıktır şehrin ama duvarlar sana sen kimsin ulan demez diyemez , yakan açıktır açık yakandan haki bir atlet görünür , işte o atlet kan kokar ölüm kokar ve bu yüzden ne toprak nede duvarlar ilişmez sana , dışardan bakınca buralar için pısırık bile sayılır suretin ama gözünün
bebeğine işlidir yolda yolcu olduğun , zamanı gelirse kurt kovalayacağın adam vuracağın , zaten zengin değilsindir ama bu ralarda böyle bir motorla gezmek zenginlik görünür , hoş istanbulda da zenginliktir ya paradan çok ırak , zaten bildiğin tanıdığın her kez , seni hiç ilgilendirmeyene aldırmadığın çok zaman yok saymak zorunda kaldığın , hatta utandığın kocaman vay be halal olsan yusuf çeker
hiç bilmediğin ama hep kendini bir parçada buralara ait hiisettiğin bir yanın vardır , o yüzden bu denli rahatsındır , o yüzden bu denli çekincesiz ve cesur , makineni kurar ve kendi gülümseyen bir fotografını çekersin ...
hepimiz aynı lisanda ama başka türkülerde yaşıyor ve yaşatıyoruz acılarımızı , beni belkide gerçekden seviyorsun , mesela beyoğlunda bir köşeden sen dönerken , ben batmanda bir köşeden dönüyorum ama karşılaşıveriyoruz birden , sanki mesefeler yokmuş yahut hiç olmamış gibi
sen beyoğlunda ben batmanda başka şehirlerin ortak yoksul acılarında bir köşede karşılaşıyoruz , ve ankarada eski bir kahvehane köşesinde demli birer çay içiyoruz , sonra birde sevmek sevilmek kısmı var işin , aslında ayıp bişi sevişme kısmı , ama çok meraklıyız karşılıklı bacak arasında zaman geçirme işlerine , mesela seninle en çok düzcede , soğuk bir gece var odaya ilk girdiğimizde donuyoruz
ama yirmi dakika sonra cıbıl cıbıl hallerde utanmadan üzerimiz başımız açık elimizde bir sigara yerlerde acele ile çıkarılmış iç ve dış çamaşırlar beyaz bir çarşafın üzerinde ,
lk hayvan açlığımızdan kurtulup sakince , bir bardak şarabı paylaşıyoruz ama en ayıp en utanılası halimizle , hiç de utanmadan en ayıp halimizden hayli memnun sabah hiç olmasa diyoruz , ama sen beyoğlunda yahut en çok beşiktaşın dar sokaklı ,sokaklarından birinin köşesinden dönüyorsun , mesela dörtyüzlü çeşme sokağın , barbaros bulvarına bakan bir köşesinden , bana bu sefer bitlis ahlatta mezarlık duvar köşesi kalıyor
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
burası bir bakır işleme atölyesi
motoru duvar dibine çekiyorum , her kes bana bakıyor bende herkese
evet herkes belki ben geleyim onlarda bana baksın diye orada değil ama ben her kese bakmak anlamak için geziniyorum ülkemin her karış toprağında , o yüzden benim her kese bakmam olağan ama burada herkesin bana bakması işide olağan geliyor
sürekli bir göz teması ile sohbet halindeyiz
Dalıyorum bir atölyeden içeri selamünaleyküm aleykümselam
Buyrun falan derken , tamam nereye diyorum , biraz şaşkınlık yaşıyor arkadaşlar ama nafile inanılmaz yüzsüzüm , baba onca yoldan geldik geçiyoruz , burada da sigara molası verdik yokmu bir tabure diyince
Arkadaşlardan biri , hah be kardeşim gel otur ya , bende sabahtan beri sigara içecem bunlar rahat bırakmıyor , ben sana çay bile demlerim diyor
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=EURV5igVYpE[/youtube]
nasıl bir iş yaptıklarını şu kısacık videoya bakınca fazlası ile anlayacaksınız zaten
bakır buralarda gerçekten ekmek , yaptıkları iş acayip bir şey , bir kibrit kutusu büyüklüğünde karton üzerindeki desene bakıp , çalışıyorlar , bakırın üzerine bir kalemle kağıda ne yazılabilirse yazacak düzeyde sanatkarlar
bakır atölyesinde bir saate yakın oturuyorum gezide geçirdiğim en doyurucu zamanlardan biri ve aynı zamanda gezi ile en baştan beri hedef noktalarımdan biri idi bir bakır atölyesinde oturup yapılan işi seyretmek ,arada patron geldi inceden baktı kim bu diye süper tatlı insanlar , gır şamata e İstanbul Kadıköy üzerine biraz Fenerbahçe sohbetleri olmadı değil
ben gene devam ettim deli danalar gibi kendimi sürüklemeye sokaklarda
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
Bir yapraktım aslımda suretime yakın bir toros çınarıydım bir çift gözde
Alabildiğime özgür biraz çocuk biraz hayin biraz kalleş , en çok otuzunda genç bir adamdım antep sokaklarında
Tekke cami , Mevlevi tekkesi , kabristanı yada ucuz adıyla mezarlığı , duvarlar tanığı birkaç yüz yılın
Efendilerin
Ve antebi hayın işgalci bizi kesmeye tüketmeye gelmiş İngilizlerden hediye almış Fransız keferesinin tanığı duvarlar
Aradan yıllar ve birkaç asır geçmiş
Şimdi İstanbul dan gelmiş Yusuf mengi diye bir zibidi
Okşuyor duvarları , bir ses arıyor , sağa sola anlamsız köşelere bakıyor
Yıkılmışlığı restore edilmiş bir tekkenin üzerinde duvarcı ustasının her kesin bilmediği , bilse dahi önemsemediği , yahut yok saydığı bir iz arıyor
Aslında gezdim sayılır antebi ama sadece sayılır , yani gezmedim , urfada 3 gece kaldım ama 6 saat gezdim 50 santim genişliğinden sokaklarda yürümedim mesela , hah antepde öyle işe ,
hani mahalle maçlarından vardır ya , gole daha yakındır ama kimse emin değildir gol olduğundan , ama gol sayılır , buda öyle bişi işte , gezmedim ama gezdim sayılır
giriş ücretsiz ama refakatci veriliyor , sağa sola yazı yazıp tahrip etmesin diye yurdum insanı , birkaç yüz senelik bazıları bin senelik eserler var ,
Ynt: TC Plakalı Honda Transalp Doğu Ve Güneydoğu Yollarında 1
burası restore edilen , edilmiş bir han , henüz ne yapılacağına karar verilmemiş ama muhtemelen bir otel olacak , kapıdan bakarken içeri buyur ediyorlar girip gezebilirsin diyorlar